Çıkmaz Sokakta.

“CHP sadece 1970’lerde çok kısa bir dönem halkla özdeşleşti. 1993’ten sonra ise büsbütün halka karşı bir pozisyon aldı.”

“Atatürk resimli bayraklar, kalpak, 1930’ların sloganları, Cumhuriyet treni, Cumhuriyet balosu, garda smokinli adamlar, gece elbiseli kadınlar… Bu bir folklor! Cumhuriyet hareketi, tamamen nostaljik ve folklorik bir hadise olarak cereyan ediyor artık.”

“Bugün CHP sadece kendi asr-ı saadetine, 1930’lu yıllara dönmek istiyor. Çünkü 1930’lu yılları altın çağ olarak düşünüyor ve o topluma dönemi tek doğru olarak empoze ediyor.”

“CHP şu anda gitgide bir dernek hâline gelen bir siyasi parti. Toplumun büyük kesimiyle alakası olmayan, çok homojen,antidemokratik, vurdumduymaz ve folklorik bir parti CHP.”

“Kısacası CHP, 1993’ten itibaren halka karşı büsbütün bir pozisyon aldı. 1997’de 28 Şubat darbesinin en önemli destekçisi oldu. 2007’de 27 Nisan muhtırasına inanılmaz destek verdi.”

“İslam’ın, İslami sembollerin ve başörtüsünün katiyen kamusal ve toplumsal alanda görünmesini istemiyorlar. Memurların Cuma’ya gitmediği, orucun, namazın, hacca gitmenin gizli tutulduğu, İslam’ın görünmez bir biçimde özel hayatta icra ve idrak edildiği 30’lardaki gibi çok katı bir laiklik anlayışının hâkim olduğu bir Türkiye istiyorlar.”

“CHP’nin kitlesi, devlet ne diyorsa aşağı yukarı onu söyleyen kesimdir.”

Kısa bir yazı için bu kadar alıntıya yer vermemin nedenini açıklayacağım. Uzun yıllardır içimi burkan nedeni.. Bir arkadaşımın hikayesini.. Her hatırladığımda bir ah ederim.

Neşe Düzel, Türkiye’nin önde gelen sosyal ve siyaset bilimcilerinden Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Hasan Bülent Kahraman ile tarzı olduğu üzere yine kaliteli bir konuşma gerçekleştirmiş. Bir tam sayfa CHP analizi. Buraya aktardığım cümlelerse özetin özeti.

CHP’yi biliyoruz. “Çağ dışı” bir parti. Yeni’lendiğine dair bir söylem tutturdu ancak aynı tas aynı hamam. Bu millet ile kati bir kan uyuşmazlığı içinde doğan, öyle gelmiş öyle gidecek, her fani gibi yok olup gidecek bir parti. Darbelere “lojistik” destek sağlamış, milyonlarca vatandaşımızın işkence ve zulüm altında inlemesine ciddi katkılar sağlamış bir parti. Katliam, kan ve gözyaşına dayanan bir tarihe yaslanıyor. (Dersim katliamı bunlardan sadece biri) Hülasa; devasa bir günah ve vebal altında, dehşet verici haksızlık ve hukuksuzluklara imza atmış bir kurumsallığın adıdır CHP.

Devlet’i biliyoruz. Modern Türkiye Cumhuriyeti Devleti böyle “derinliklere” (derindevletlere, Jitemlere, Ergenekonlara…) sahip de Avrupa Devletleri, Amerika B. Devletleri değil mi? Misliyle fazlası, belki yüz katı. Devletler böyledir. Böyle olmak zorunda değillerdir ama en azından içinde yaşadığımız zamanda böyledirler. Bunu görmemek için kör olmak lazım veya tarihi orta bir öğrencisi seviyesinde ‘resmi’ okumak lazım. (ona okumak denirse elbet)

2002 yılında İstanbul’a geldim üniversite okumaya. Benden üç yıl sonra bir arkadaşım geldi, aynı yerden, aynı benim gibi. Hayat işte, herkesin önüne farklı kapılar mı açıyor dersin, imtihan mı dersin; arkadaşım başka ama bambaşka bir yoldan yürümeye karar verdi. Gitti, şu yukarda vesikalık fotoğrafı görünen, devletin hizmetçisi CHP’ye üye oldu. Kaç yıldır da o çatı altında, fazlasıyla mesai harcıyor, emek veriyor, didiniyor. Niyeti halis, amacı millete hizmet, yüreğinin temizliğinden şüphem yok. Dürüst, delikanlı. Parlak bir zekası, sağlam bir karakteri var. İyi güzel de, öyle bir misyonu, kimliği ve kurumsallığı olan bir yapının, çatının –vebalden çatır çatır çatlayan bir çatının- altında hangi millete, nasıl hizmet edeceksin?

Kararını öğrendiğimde şaşırdım. Sonra, bir araya gelişlerimizde yasak bölge gibi, girmedik bu konuya. Kendisi saygıya değerdi ama kararı değil. Sonra sonra, aramamaya, arayıp sormalarımı yanıtsız bırakmaya başladı. Öyle ‘koptuk’.

Söz konusu parti ile ilgili bir şeyler duyduğumda, okuduğumda aklıma geliyor ara ara, üzülüyorum. Ben bir partiye üye olmuş veya oy vermiş değilim. Kimseye partisel mücadeleyi yasak edecek de değilim! Ne var ki, ciddi anlamda merak içindeyim: millete hizmet ile CHP nasıl yan yana gelir? Yoksa o karanlık tarihin ardından partisi tövbe etti de benim mi haberim yok? Cahilliğimi bağışlasın. Son bir soru: Allah’tan korkan biri CHP gibi bir partiye hizmet etmeye başladı diyelim, hemen ardından partiden ihraç edilmiyorsa, halen Allah’tan korktuğu var sayılabilir mi?

Hayat testlerdeki gibi değildir. Bazen bir yanlış çok ama çok doğruyu götürür.

Fatiha suresini her namazda okumamızın çok ama çok anlamı olmalı.

Allah anlamayı ve yaşamayı nasip etsin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s