Bir Başörtülü Avukatın Anıları (2)

Aybüke Ekici anlatıyor:

Olay Yeri: İstanbul İdare Mahkemesi duruşma salonu

Kişiler: üç kişilik mahkeme heyeti (kadın başkan ve iki erkek üye), bir adet davacı bir adet davacı vekili, seyirciler (ki biri Mehmet Ali kardeşimdi, Allah ondan razı olsun) ve bendeniz, kurum vekili.

Duruşma salonuna cüppe ve başörtümle girdim. Meraklı bakışlar vardı birkaç.. Sonra sıram geldi ve yerime geçtim. İsimler sorulurken üye hakim, Başkan’a fısıldayarak -ki dudak okuma kabiliyetine ve ince bir duyma yeteneğine rabbim sayesinde sahibim- “Ee.. başörtülü giriyor duruşmaya” dedi.

Başkan da ona, elini de havada sallayarak “olsun” dedi ve duruşma başladı.

Davacı vekili savunmasına başladı, konuştu, konuştu.

Sonra söz bana geldi, ayağa kalktım, konuşmama başlamadan Başkan:

– Duruşmaya başörtülü gelmişsiniz, BU SEFERLİK BÖYLE GİRİN, AMA SONRAKİ DURUŞMALARA BÖYLE ALMAYACAĞIM, dedi.

cevap verdim:

– Tartışmaya bile gerek yok, kanuni hiçbir yasak yok, bunu benden iyi siz biliyorsunuz!

– Zaten tartışmayacağım, sadece bu seferlik böyle olacak, bir dahaki duruşmalara böyle gelemezsiniz.

– Bu sefer değil her zaman böyle olacak!

– O zaman biz de duruşmaya almayız!

– Böyle bir şeye hakkınız yok, anayasal bir haktır bu ve hiçbir yasak yok, dedim. Benim avukatlığım konusunda bir tartışma yok ki!  Kurumu temsilim’de de bir sorun yok.

– O zaman ben de takdir hakkımı kullanırım, sizi duruşmaya almam, dedi. Şimdilik savunmanızı yapın, tartışmaya gerek yok!

Kalbimin atışı, sinir ve heyecandan tamı tamına  hatırlamasam da bu konuşmalar geçti.  Ben de okulu temsilen orada bulunduğum için savunmamı yaptım. Daha fazla uzatmadan..

Böyle bir tartışmayla da olsa HAKKIM OLDUĞU ÜZERE BAŞÖRTÜLÜ OLARAK DURUŞMAYI TAMAMLADIM! ELHAMDÜLİLLAH.

Çıkışta bir bayan avukat gelerek elimi sıktı. Cesaretinizden dolayı tebrik ederim, dedi.

Tam bu sırada  davacı vekili geldi ve “SİZ MESLEK KURALLARINA AYKIRI DAVRANIYORSUNUZ ” diyerek haklı olduğunu ispata çabalarken M.Ali’ hak ve hukukla ilgili gerekçeleri ortaya koyuyordu. Bayan avukat da “özgürlük”ten bahsetmeye başlayınca “yasakçı avukat” arkasına bakmadan uzaklaştı.

Bundan böyle Rabbimin izniyle hangi mahkemede olursa olsun başörtüsünü çıkarmadan duruşmalara girmek istiyorum. Benim gibi olan Müslümanların da aynı direnişi göstermeleri halinde yasaklar hayat alanı bulamaz ve yok olup giderler, biterler inşallah. Bu zulüm de sona erer. Erecek İNŞALLAH!

Mehmet Ali Başaran anlatıyor:

Hayat bir tür oyun gibi.

İnsan ne kadar büyüse de, oyun gibi.

Çocukken küçük oyuncaklarımız var büyüyünce –sözde- büyük..

Orta okulda münazaralara katılıyoruz, sonra büyüyüp duruşmalara veya TV programlarına..

Lisede okul başkanı olmak için yarışıyoruz, büyüyünce belediye başkanı…

Hepimiz her gün bir yerlerde rol alıyoruz.

Bugün de defalarca kez olduğu gibi duruşma salonundaydık.

Sahneye Aybüke kardeşimiz çıktı ve fakat bu defa farklı bir oyun ortaya koydu!

Farkı şuradaydı: Müslümanlar olarak haklı davamızda “savunma hakkımızı” dahi kullanamıyorduk. Yenilgiyi baştan kabul etmiş bir şekilde, açıkça kendimize zulmetmiş olarak duruşmalara giriyor ve çıkıyorduk. Ne yazık ki.. Kimilerine göre bu “zaruret” kapsamında “Allah’ın affedeceği bir şey”di. Kimilerine göre de belki öyleydi ama artık bu saatten sonra değil!.. Bu kadar açık ayetlerden sonra artık bizler de bir biraz bedel ödemeliydik –gerekirse.

Ben seyirciler arasındaydım, seyrettim.

Aybüke’yi tebrik ediyorum. Temsil ettiği değerleri gayet iyi temsil etti.

Salona 20 dakika kadar önce geldik ve az olan seyirciler arasına gayet normal olarak –çekingenlik göstermeksizin, kendinden emin- oturduk. Mahkeme heyeti bizi gördü. Ön yargıların bir anda depreşmesine mani olacak bir mesafede ve halde, belirli bir süre geçti. Herkes için alışma süresi. (salonda bir “öteki” var zira!)

Aybüke’ye yadırgar bakışlar atan bayan bir avukat gördüm.

Seslenilince yerini aldı kardeşimiz. En başta, elhamdülillah dedik, hiç sorun yok.

Davacı tarafın avukatı iyi bir savunma yaptı. Sıra Aybüke’ye gelmişti. Kalktı, tam savunmasına başlayacaktı ki Hakim Hanım’ın uyarıları geldi. Kardeşimiz gayet yumuşak biçimde ama ciddi bir direnç gösterdi. Psikolojik üstünlük o sırada her şeye rağmen Hakim’de değil Aybüke’de idi. Zira buraya kadar “bu halde” gelmesi ve kendinden emin olarak hak ile, hukuk ile, mevzuat ile kendini savunması, “kolay lokma olmadığını” gösteriyordu. Hakim ısrarla, deyim yerindeyse, “bu defalık affettim, bir daha görmeyeyim” dedikçe Aybüke “ bundan böyle her defasında olması gerektiği gibi olacak; böyle!” demekten geri durmadı. Bir hakkın normal olarak kullanılmasını lütuf olarak kabul etmedi.

Konuşmasına böyle bir “çatışma” sonrası başlar başlamaz, beni de sinirlendiren bir fırsatçılık yaptı davacı taraf avukatı.

Aybüke’nin başörtülü olmasından bir menfaat elde etmek bayağılığına yeltenerek, Hakime;

“Nasıl bir zihniyetleri olduğunu görüyorsunuz!” dedi.

Bu söz üzerine ortam biraz gerildi. Hakim’in sağında oturan üye davacı taraf avukatına hitaben, “ Onu sen burada sorgulayamazsın” benzeri şık bir cevap verdi. Soldaki üye ise ne yazı ki yasakçı bir yaklaşımla oyuna dahil olmuştu.

Duruşma salonundan çıkışta yaşlı “fırsatçı avukat”a haktan, hukuktan, anayasadan, uluslar arası hukuktan, AHİS’ten bahsediyorduk ki – daha esas yasaya: İnançlarımızın gereği’ne- gelmeden, uzaklaştı. “Ama Meslek Kuralları..” diyordu.

Bir bayan avukat o sırada gayet heyecanlı bir halde Aybüke’nin elini sıkıyordu, ikinci defa:

“Tebrik ediyorum, böyle yürekli insanlarla bu yasaklar kalkar” benzeri sözler söylüyordu.

Eminim İstanbul İdare Mahkemesi Hakimleri iki hafta bu olayı konuşur. (biraz da memuriyetin gereği:)

Kimilerine göre kıyamet alametidir bu!

Kimilerine normalleşme hareketi!

Bizce Türkiye adına bir ayıbın daha gecikmeli de olsa sona ermesidir.

Temennimiz budur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s