Metruk

Beşiktaş’tayız. Metruk bir binanın en üst katında.

Dünyanın en harika manzaralarından birine bakıyoruz.

Sokak çocuklarına ve köpeklerine misafiriz.

Paha biçilmez bir kartpostalın içinde, mutluluğun resmindeyiz.

Edebiyat var yazılanlarda çünkü yaşananlar’da. Lakin mübalağa yok.

En ışıltılı sokakların balkonundan bakıyoruz İstanbul’un gözlerine.

Dostlar, kardeşler ve sevimli hayvanlar.

Bir Kustrica filminde olduğumuzda şüphe yok.

Çingeneler zamanı olabilir.

Herkeste bir huzur, ılık renklerde bir sessizlik içlerde.

Güneş batmak üzere.

Hemen karşımızdaki camiden akşam ezanı okunuyor.

Vapurlar Boğaz’da kayıp giden satırlar gibi, kıvıl kıvıl.

Kapı pencere yok. Ortada bir halı, etrafı eski çekyatlarla sarılı.

Çocuklar, 10 kadarlar. Sofrayı kuruyorlar.

Yere gazete kâğıtlarını sermekle, bismillah.

Bir abla evden tencerelerle yemek getirmiş.

Üstelik İki küçük çocuğunu da yanında getirmiş.

Çocuklar, “öteki” çocuklarla tanışıyorlar, ne güzel.

Ötekiler… Tinerciler, sokak çocukları.

Suça sürüklenen çocuklar…

Biz bizeyiz ötekilerle, diz dizeyiz.

Ben ve avukat dostum Ahmet, bir tezata inat,

Yasaların anladığı dilden konuşalım:

Elhamdülillah, yasa dışıyız!

Toplumun anladığı dilden konuşalım:

Elhamdülillah, gayri meşruyuz!

Bu “yasal ve meşru” düzende, sadece İstanbul gibi bir şehirde

İki bin (rakamla 2000) sokak çocuğu olduğu söyleniyor.

Ne kadar doğru bilmem!

Bilmem ki ne kadar doğrular bu durumu dinimiz?

Sokak çocukları, evsizler, mülteciler, göçmenler, kimsesizler…

Her anlamda yersiz yurtsuz, garip gureba, yetim, sahipsiz…

O kadar çok insan var ki bize “bakan”.

Bu insanlara “devlet baksın” diyerek sorumluluğumuzu savabilir miyiz?

Namazımızı da devlet kılsın, zekâtımızı da devlet versin!

Kılıyorsa kılsın, veriyorsa versin!

Ama biz bunun hesabını nasıl veririz Allah’a?

Tam da buraya bir ayet alıntılamayacağım.

Devlete ve devlete teslim olanlara sitem,

Ötekileştirilenlere selam edeceğim:

Ey devlet, beni de ötekileştir
çünkü ötelenen, merkeze göre menzile daha yakındır.
Ey devlet, beni de başkalaştır
çünkü başkalaşan, sana benzemeyi bırakmıştır.
Ey devlet, beni de yabancılaştır
çünkü yabancılaşan, neden sevilmediğini anlayacak kadar
düşünmeye başlamıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s