Büfeden Cennete Otostop

Trabzon’da bir yerel gazete.

Bayram’da sayfalar dolusu ilan yayınlamış. İyi, güzel.

Göz atarken biri “fena” halde dikkatimi çekti!

Şaka desen, şaka değil, fıkra desen, olmaz olsun böyle fıkra!

Yarım sayfa bir Büfe Reklamı. Tebrikle karışık tanıtım.

Büfenin adı kocaman puntolarla sol üstte. Sağda, büfe ve önünde gururla poz vermiş sahibinin fotoğrafı. Efes Pilsen tabelası. İçerde çeşitli içkilerin satıldığı da görülebiliyor hafiften. Sağa sola “Kumar Markaları”nın logo ve isimleri serpiştirilmiş. 5 tane: İddaa, -Milli Piyango İdaresi’nin sponsorluğunda- Şans Topu, Sayısal Loto, On Numara, Süper Toto.

İlanda aynen şöyle yazıyor:

“Tüm müşterilerim ile Akçaabat halkının Mübarek Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlar, bir ömür boyu sürmesi temennisiyle sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.”

İlginç. Hayli İlginç!

Müslümanlar, Allah’ın emri üzere Kur’an Ayı olan Ramazan’da bir ay boyunca Oruç tutup arınıp temizlenmeye çalıştıktan sonra Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşıyorken, tam da bu sırada, yukarıdaki ilanla karşılaşıyorlar!

İslam, Müslümanlar, Mübarek, Ramazan derken kameralarımızı hayat kitabımız, rehberimiz Kur’an’ı Kerim’e çevirelim.

Allah Mâide Suresi 90-92’de şöyle söylüyor:

“Ey inananlar, içki, kumar, dikili taşlar, şans okları şeytân işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

Şeytân, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allâh’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak istiyor. Artık (bunlardan) vazgeçecek misiniz?

Allah’a itâ’at edin, Elçi’ye itâ’at edin, (kötü şeylerden) sakının!”

Çok açık, dupduru, çok net, gayet basit bir emir değil mi?

Kendini içki ve kumara kaptırırsın, saygı duymam, Allah affetsin, Allah kurtarsın diye dua ederim.

Bu bir günahtır. Müslüman hatasız, günahsız, melek gibi filan olamaz zaten.

Ancak Müslüman’ın bir günahı yaşam tarzı haline getirmesi son derece sıkıntılı bir durumdur.

Günahı kendini kuşatanların istikameti kesinkes cehennemdir.

Günahınla (zaafınla) kendi içinde, kendi evinde, kendince mücadele edersin; onu dizginlemeye, kontrol etmeye, giderek alt etmeye çalışırsın, saygı duyarım.

Ama sen Allah’ın ŞEYTAN İŞİ dediği, PİSLİK diye tabir ettiği içkinin ve kumarın ticaretini yapacaksın, yetmeyecek, bir de MÜBAREK RAMAZAN’ı bu pislik ticaretine alet edecek ve reklamında-ilanında kullanacaksın!

Allah’tan Kork!

İslami değerlerle alay mı ediyorsun?

Ne dediğinin, ne yaptığının farkında mısın ey Müslüman?

(Ey Nobel, diye seslenen Tayyip Erdoğan’a çevirdin beni burada.)

Yahu hiç mi akıl etmeyeceksin:

Mübarek diyorsun… Allah’ın pislik dediği, şeytan işi dediği fiilleri yapanda, içende, alanda satanda bereket mi olur?

Allah’ın olmaz dediğini mi olduracaksın?

Hayır, olmaz! Sadece Allah’ın dediği olur.

Müslümanlar olarak hedefimiz cenneti kazanmak değil mi?

İşte Allah’ın kazanacağını açıkladığı kişiler: Müminler.

Allah Mu’minûn Suresi’nin ilk 11 ayetinde bizim için ölçüyü koyuyor.

Öyle değil böyle poz vermeli, şık bir duruşla geçip gitmeli 3 günlük bu “yalan” dünyadan.

Ayetler, geçer not almak için gerekli olanlar çok açık.

Tam anlamadım diyen varsa, bir de sabahleyin, ezan okunurken okusun. Sabah ezanı okunurken. Çünkü sabah ezanı bambaşka bir zamanın iklimi, çağrısıdır. Şifalı sular gibidir.

“Müminler, kurtuluşa ermiştir.

Onlar namazlarında huşu içinde olanlardır.

Onlar, boş sözlerden ve işlerden yüz çevirenlerdir.

Onlar, arınmak için hareket edenlerdir.

Onlar, mahrem yerlerini koruyanlardır.

Ancak eşleri ve cariyeleri hariç, çünkü bunlar, kınanmazlar.

Kim bundan başkasını ararsa, işte onlar da haddi aşanlardır.

Müminler, emanetlerine ve sözleşmelerine uyanlardır.

Onlar, namazlarını koruyanlardır.

İşte onlar, varis olanlardır.

Onlar, Firdevs’e varis olacaklardır ve onlar, orada ebedi kalacaklardır.”

TESBİHÇİ AZİZ USTA’YA SELAM.

Dürbinar Mahallesi’nde, Sağlık Eczanesi’nin yanındaki aradan yukarı doğru çıkarken karşınıza Hacıoğlu Ekmek Fırını çıkar. Orada Tesbihçi Aziz Usta’ya rastlayabilirsiniz.

Aziz Usta siz bu yazıyı okurken Koleksiyonundaki tesbih sayısını 200’e çıkarmış olabilir, bilemeyeceğim. Bildiğim şu: tesbih deyip geçmeyeceksin arkadaş. Bu bir kültür, bu bir sevda. Tesbihçi Aziz Usta’da Kehribar, Oltu, Kuka, Sedef, Gümüş, Efe, Firuze, Katalin, Abanoz, Kazzaz, Akik, Fiber, Kuvars, Fildişi ve “yok daha neler!” dedirtecek pek çok tesbih var! Sergi açabilir ilerde. Aziz Usta’ya şöyle, tövbe estağfurullah, acayip bir tesbih hediye edenin alacağı duaların haddi hesabı yoktur. Tesbihçi Aziz Usta ile tanışın, elini öpün, çayını için, yeni bir ‘Gel’işme var mı diye sorun.

Mutluluk bulaşıcıdır!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s