Köyden Kız Kaçırma

Duruşma için Bursa’dayım. Merkez’den Orhaneli ilçesine gidiyorum. Orhaneli’nin hayli ters bir yerde olduğu bilgisi ile gelmişim. Onca yolu teptikten sonra duruşmayı kaçırmayı hiç istemiyorum. Erkenden minibüse bindim. Yol orman içinden gidiyor, epey tırmanıyor. Baktım, telefonlar çekmiyor bir yerden sonra. Minübüs durdu. Şoför indi. Bir arıza var. Çeşmeden su doldurduk. Pet şişe ile 1 litre içirdik arabaya. Soğuk suyu kana kana içti. İyi olmalı. Artık gidebiliriz. Biraz sonra yine durduk. Yeniden su içirdik arabaya. Az sonra bir daha durduk. Hepi topu 4 yolcuyuz. Şoför’e, nedir durum, diyoruz. Araba gitmez, diyor. Yoldan geçen arabalara el ediyoruz. Uygun birine atlayıp devam etmeliyiz yolumuza, hepimizin işi var. Derken, beyaz tonton bir araba, bir doblo, durdu. Şoför koltuğunda bıçkın bir delikanlı. ‘Tabii abi’, dedi,  ‘atlayın!’ Kaldığımız yerden süratle devam ediyoruz yola. Delikanlı hoş sohbet, saygılı, konuşuyor. Halis muhlis bir şive dilinde. Kalbe ve kulağa hoş geliyor.

–         Avukat abi, sen bilirsin, bugün kız kaçıracağım, bana bir şey yapamazlar değil mi?

–         Kız kaç yaşında?

–         18’ini doldurdu

–         Rızası var mı?

–         2 yıldır konuşuyoruz, biliyor.

–         Sende yaş kaç?

–         19

–         O’lum önce bir isteseydin..

–         Abi 4 kez istedik, artık gelme, kovarız dedi babası.

–         Kız ne diyor?

–         Kız istiyor, anlaştık, biliyorlar ama kesinlikle vermiyorlar.

–         Yaşı büyük, rızası varsa, ona kaçırma denmez. Öyleyse devam.

–         Abi bu akşam istemeye gelecekler, bilhassa bugün kaçacağız ki anlasınlar ne kadar kararlıyız!

Delikanlıya bakıyorum dikiz aynasından. Araba değil sürdüğü, dört nala giden atlılarda. Damarlarında kan kaynıyor. Fokurdayan kanda ve heyecanda rafting yapıyor.

–         Plan nasıl işleyecek?

–         Babası evde yok, annesi var sadece, bir ara fırsatını bulacak, çıkacak.

–         Sizinkiler biliyor mu?

–         Biliyor.

–         Nerde kalacaksınız?

–         Bursa’da evimiz var.

Delikanlı bunları anlatırken bir eli ile de mesaj yazıyor bu arada. Şarampole yuvarlanmasak iyidir. Saraydan değil köyden kız kaçırma derler buna Mozart, dinle, bu bir türkü.

“Feleğe dayandım Gülüm / Öldüm de uyandım Gülüm”

Delikanlıya sevgim ve saygım var. Aferin diyorum içten içe. Duruşmam olmayaydı, yardımcı olurdum kendisine. Bütün köyü ayağa kaldıracak kolay mı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s