Hayatın Olağan Akışı

On sekiz yaşından küçüktü.

Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hâkim karşısına çıkartılacaktı.

Duruşmaya 15 dakika kala mahkeme salonunun önündeydim.

Kendisi için görevlendirilen bir avukat olduğunu biliyor muydu, bu umurunda mıydı, polis merkezinden sonra, adliye koridorlarında devam eden maceranın bir parçası mıydım?

Çocuğun hangi hülyalarda olduğunu kim bilebilir!

Duruşma başlayacak, ne ailesi var ortada ne kendisi.

Eğer yalnız başına gelmişse, sokaklardan gelmiş bir çocuk olmalı. Gidip şunu bulayım.

Civardaki çocuklara tek tek sorduktan sonra buluyorum.

–         Birazdan hâkim karşısına çıkacaksın, biliyorsun değil mi?

–         Evet abi… Sen benim avukatım mısın abi?

–         Evet.

–         Abi ne diyeyim?

–         Bence olayı aynen anlat, doğruyu söyle, mahkeme heyetini kandırmaya çalışma, bir hata yapmışsan da pişman olduğunu, bir daha bu işlere bulaşmayacağını söyleyebilirsin.

Başladık.

Bir başkan hâkim, iki üye hâkim, bir cumhuriyet savcısı, bir kâtip, bir mübaşir, bir avukat, bir de suça sürüklenen çocuk; salonda sekiz kişiyiz. Hâkim,

–         Evet oğlum, anlat bakalım, nedir bu olay, diyerek sözü çocuğa bıraktı.

Çocuk anlatıyor.

Hâkim bir çocuğa bakıyor, bir bana.

Ben de bir çocuğa bakıyorum, bir hâkime.

Bir tebessüm dalgalanıyor salonda.

Yargılanan bir çocuk ve farkında mı bilinmez, mahkeme heyetinden, çocukla çocuk olmasını istiyor. Olur mu dersiniz!

Neden olmasın, sonuçta çocuk mahkemesindeyiz!

Evet ama öyle olmuyor. Burası Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi…

Ortada ağır bir yaramazlık var ve cezasız kalmaması talep ediliyor.

SANIK SAVUNMASINDA:

“Polisler şüphe üzerine beni durdurdular. Üzerimde arama yaptılar. Cebimde iki tane 100 TL’lik banknot buldular. Ben bu paraları piyasaya sürmemiştim. Sahte olduğunu da bilmiyordum. Zira ben olaydan 2-3 gün kadar önce kumaş pantolonumu, şimdi açık kimlik ve adresini veremeyeceğim, semtteki bir arkadaşıma verdim. Bu arkadaşım da tanımadığı başka bir kişiye vermiş. En son yakalandığım gün pantolon bana iade edildi. Ben de cebine bakmadan pantolonu giyindim. Sokağa çıktım. Polisler aradığında bu paralar pantolonun cebinden çıktı. Ben cebimde para olduğunu dahi bilmiyordum. Polisler bulduğunda farkına vardım.”

Ben içimden, “geçmiş olsun!” dedim.

Hâkim üzgün ve sitemli bir sesle, “evladım”, dedi, “sen bizi çocuk mu sanıyorsun, mahkeme burası, bari bize inanabileceğimiz bir şey anlat!”

Ardından, kâtip’e yazdırmaya başladı:

“Sanığın, ‘pantolonumu bir arkadaşıma verdim. O da başka bir şahsa vermiş, pantolon bana geri geldiğinde cebine bakmadan pantolonu giydim. İçindeki paralardan haberim yoktur’ şeklindeki savunmasının hayatın olağan akışına ters olduğu belirtilerek soruldu:…”

Neymiş?

Hayatın olağan akışına aykırılık, romanlarda, filmlerde iş yapsa da mahkemelerde yapmıyormuş.

Durum, bu dünya için böyle olabilir, kabul. Peki ya öbür dünyada: Hesap Günü’nde kurulacak mahkemede nasıl olacak dersiniz?

Bana kalırsa “Yaramaz” Müslüman Çocuklar farkındadırlar:

Bizim için böylesi bir dünyada yaşamak “hayatın olağan akışına” aykırıdır.

Olağan olana bakıldığında, Müslümanca yaşamak, olağandışı, olağanüstü bir var olma halidir de ondan.

Yaramazlıklarımız bu minvalde okunmalıdır. Modern ulus devletlerin makbul vatandaşları olmayışımız, bundandır.

“Ey devlet, beni de ötekileştir çünkü ötelenen merkeze göre menzile daha yakındır. Ey devlet, beni de başkalaştır çünkü başkalaşan, sana benzemeyi bırakmıştır. Ey devlet, beni de yabancılaştır çünkü yabancılaşan, neden sevilmediğini anlayacak kadar düşünmeye başlamıştır” diye şiirler okumamız bundan.

“Kutsal Uyum Sorunumuz”, bundan.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s