Deniz

                                                                                                                   Selman Demirci’ye

Yaz gelecek ve denize girmeyeceksin!

Bunu aklımız almazdı. Büyükler yapardı bunu, aklımız almazdı.

Bizim denizimiz Karadeniz. Plajı gâvur işi biliriz; bizimki kaya deniz.

İki adım attınız mı, derindesiniz. Biraz da fevridir hani, takdir edersiniz.

Trabzon gibi bir yerdeyiz. Normal değil denize olan sevgimiz. Isınsa da kendimizi kollarına atsak diye bekleriz. Deniz, kendimizi en özgür hissettiğimiz meskenimiz.

Nisanda güneş kendini gösterdi mi, tamam derdik, denize girebiliriz. Denize giren bir Allah’ın kulu yok, ama biz girebiliriz. Tamam, neyse hadi derdik, biraz daha beklerdik!

Mayıs geldi mi, mutlaka, 3-5 arkadaş mutlaka okuldan kaçar, denizi karşılamaya giderdik. Bizden başka gelen olmaması düpedüz vefasızlıktı, lakin biz bu gibi şeyleri dert edecek yaşta değildik.

İhrama girer gibi şortlarımızı giyer, kutsal topraklardan saydığımız deniz kenarına inerdik. Sıkıcı kış geride, içimizde gerinen sevinçle, aşk ile vecd ile bakardık denize ve denizle birlikte gelecek günlere. Gelecek güzel günlere…

Denizin tebliğ ettiği dine iman ediyor, davetine icabet ediyorduk işte. Aman Allah’ım, hep birlikte sabırsızlıkla koşarak nasıl da atlıyorduk üzerine. Bu, vuslat değil de ne!

Gel gör ki her mayıs aynı kısa hikâye:

Dalmamızla çıkmamız bir. Çünkü deniz güneşle aynı fikirde değil!

Olsun, tarafımızı belli etmişiz, bedelini üşümekle öderiz.

Adımız Ali. Ali Şükrü Bey’in hemşerisiyiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s