“Muhalled”

Mehmet Taha Ercin bu haftaki köşesinden selam göndermiş ve bizim için dua etmiş. Teşekkür ediyor, inşallah diyorum.

“Gazetemizin eski yazarlarından, benim bu köşedeki halefim Mehmet Ali Başaran, ilk kitabı “Gazete Okuyan Tavuk”la okuyucuyu selamladı. Meraklı ve gezgin bir tavuk olan Vuk Gıtgıt’ın macera dolu hikâyelerini anlatan Başaran’a kolaylıklar diliyoruz; çünkü anlaşılan Vug Gıtgıt’ın hikâyeleri anlatmakla bitmeyecek. Başaran da bu hikâyeleri kaleme almak zorunda kalacak. Vuk Gıtgıt gazete okuyan, merak eden, ilgi duyan, şahit olan ve de elinden geleni yapmak isteyen bir tavuk. Bir orada bir burada; bir bakmışsın kütüphanede kitapların derdini dinliyor, bir duymuşsun yollara revan olmuş sorularına cevaplar arıyor… Üstelik öyle harcıâlem sorular da değil. Damardan sorular. Hadi birazcık bahsedeyim. Şu meşhur tavşan-kaplumbağa hikâyesi var ya. Hani tavşan vurmuş kafayı yatmış, kaplumbağa ise ha gayret koşmuş da koşmuş ve sonunda tavşanı geçmiş. Hatırladınız di mi? İşte Vuk Gıtgıt bu olayla ilgili yepyeni belgeler ortaya koyuyor. Meğer neler varmış neler… Resmi tarih bizi nasıl da kandırmış? Gerçekler nasıl tersyüz edilmiş? Cevaplar için Vuk Gıtgıt’a ve arkadaşlarına bir kulak verin derim.

Mehmet Ali Başaran’ın geçtiğimiz hafta Diriliş Postası Gazetesi’nde Aybüke Ekici’ye verdiği röportajda edebiyat ve çocuklar hakkında söylediği şu sözlere katılmamak mümkün mü? “Şehirlerde çocukluk işgal altında. Sokaklar işgal toprakları gibi güvensiz. Evlerde, ellerde ekranlar, sanal bir dünyada sanal olmayan bir tahakküm, taciz ve şiddeti netice ediyor… Anneler ‘mecburen’ sıkıyönetim ilan edecek. Her gün onlarca kez sokağa çıkma yasağı ilan edilecek. Böylesine büyük ’toprak kayıpları’ ruh ve beden sağlığını ciddi anlamda tehdit ediyor. Çocukluk kaybettiği toprakları geri almak için daha fazla vakit kaybetmeden direnişe geçmeli. İşte edebiyat, biz çocuklara neyi kaybettiğimizi hatırlatacak.’’

Modernizm her türlü esbabını cefasını toplayıp gelmiş olsa da modernizmle mücadele edebilecek yahut onun tahakkümünden kurtulabilecek imkânlara da sahibiz. Bunun için twitter ve facebook gibi fast-food tarzı bilgi kaynaklarından; mümkün mertebe muhalled eserlerin ışığına kaçmak lazım. Muhalled eserlerin ve edebiyatın. Tabi edebiyatın da fast-foodunun olduğunu unutmamak lazım. Fast-food edebiyat tüketilmek ister. Lahana gibi. Bir dert üzerine yazılmış eserler ise anlaşılmak. Cahit Zarifoğlu’nun Motorlukuş’u çocuklar için yazılmış bir hikâyeydi fakat aynı zamanda Türkiye’nin batılılaşma sürecine eleştirel bir bakıştı da.

Zarifoğlu’nun kitaplarını da yayımlayan Beyan Yayınlarından ilk kitabı çıkan “Gazete Okuyan Tavuk’’ müellifi Mehmet Ali abiyi tebrik eder, kendisinden yeni eserler beklediğimizi hatırlatırız.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s