Kötü Sürprizler

İki yıldan bu yana okuduğum “çocuk” kitapları içinde en beğendiklerimi tanıtıp tavsiye ediyorum eşe dosta.

Dün de beni saran, kaliteli bir kitapta ilerlerken, bunu tanıtmalıyım diye düşünüyordum. Ta ki 36. sayfaya gelene kadar.

Hikâyesini merakla dinlediğimiz anlatıcı şu cümleleri kuruyordu:

“Bir sigara yaktım. Bir aşağı, bir yukarı dolaşmaya başladım. Çok sürmedi, daha sigaramın yarısına bile gelmemiştim, balkondan eşimin seslendiğini duydum.”

Kötü bir sürprizdi. Yazıktı doğrusu.

Kitabı bitirmek üzereydim ki bir yakışıksızlık daha çıktı karşıma:

“Salonda Fazıl Ağabey’in çilingir sofrası duruyordu. Oturduk. Bir kadeh içki de bana verdi.”

Çocuk kitaplarında kamu spotları yer alsın demeye getirmeyeceğim ama bir yazar kötü alışkanlıklara sahip de olsa, çocukların karşısına marifetmiş gibi çıkmamalı bunlarla.

Kitabın künyesine baktım. Tudem Yayınları. 2009’da 4. Baskıya gelmiş, 12.000 adet satılmış.

Tam 12.000 adet hayıflanma.

Ben bu kötü sürprizleri çok yaşadığım için, şaşırmıyorum aslında. İnsan üzülüyor sadece. Hele de yakın bildikleri insanlarsa bu ve benzeri kötü sürprizlerin sahipleri…

Bakıyorsun, söylemleri, paylaşımları, kocaman lafları ile Müslüman bir şahsiyet olarak duruyor, hatta bir “dava”sı var. Az sonra, “ateşi olan var mı” diye soruyor. Sigarasını yakacak, kendine “has” (esasında üretilmiş kirli bir imajla) “huşu” içinde “ibadet”ini, bilmem ki günde kaç kez, “eda” edecek!

Bakıyorsun, namaz kılan bir Müslüman, konuşurken ağzından küfürler saçılabiliyor. ( “yeri gelince!” )

(Oysa ki küfre yer bırakmamalı değil miyiz?)

Bu kerih (pis) şeylere yazılı ve görsel paylaşımlarda rastlamak daha kötü… Kalıcı ve yayılmacı bir nitelik arz ettikleri için.

Bakıyorsun, yazarlarımızda, şairlerimizde bir havalar, bir havalar… Sigarasız poz verseler olmaz sanki. “Entelektüelliğin” bu bayağı ve bayat göstergelerinin halen piyasa değeri taşıyor olması, umut kırıcı.

Put kırıcı olması gereken insanlar umut kırıcı oluyorlar.

Karizmatik duruş ile Müslümanca duruş arasında öyle farklar var ki…

Bu farklar kabaca sayılmakla bitmiyor, ince ince ortaya konulmayı gerektiriyor.

Gözlerde, sözlerde, seslerde, jestlerde, mimiklerde, hayretlerde…

Müslüman olmak sadelik, zariflik ve inceliktir.

Neml Suresi 18 ve 19’da geçen, İslam Paygamberi ile bir karınca arasındaki karşılaşma bize çok şey anlatıyor:

“Nihayet karınca vadisine geldikleri vakit bir karınca, “Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesinler” dedi.

Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: “Ey Rabbim! Beni; bana ve ana-babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!”

Süleyman ve ordusu karıncaları ancak farkında olmazlarsa ezerler. Karıncalar bundan eminler.

Peki bu abiler, bu arkadaşlar farkında değiller mi?

Farkındalar haramların. Ama haramları küçümsemenin ne denli tehlikeli olduğunun farkında değiller.

One thought on “Kötü Sürprizler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s