Garipler

Haberi okuyunca ister istemez tebessüm ettim.

Aklıma Müslüm Gürses’in garipler şarkısı geldi: “Yakarsa dünyayı garipler yakar”

İstanbul Kumkapı’da yabancılar, atıldıkları hapishaneden kaçmak üzere yangın çıkarmışlar. Yangının ardından meydana gelen kargaşada 123 kişi firar etmiş.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre kaçanların 20’si yakalanmış, 3 kişi tedbiren hastaneye kaldırılmış, sağlık durumları iyi.

Kumkapı’da yabancıların kaldıkları, adına Geri Gönderme Merkezi denen hapishaneye çok defa gittim. Oranın ne berbat bir yer olduğunu bilirim.  

İki yıl önce tam da bu konuyla ilgili 3 kişi ile röportaj gerçekleştirmiştim. (https://mehmetalibasaran.com/2014/02/04/turkiyenin-utandiran-merkezi/ )

O tarihten bu yana olumlu bir gelişme olmadı. Tam tersi…

Kumkapı’da kalanların büyük çoğunluğu, haklarında bir yargılama veya mahkeme kararı olduğu için değil idari –evrak- işlemleri eksik olduğu için gözaltında tutulan yabancılar, mülteciler. Bir kısmı da, haklarında neden ve nasıl konulduğu bilinmeyen “güvenlik kodları” olduğu için yakalanmışlar. O güvenlik kodları neye göre konuluyor, neye göre kaldırılıyor, hangi ülke/ler neden ve nasıl taleplerde bulunuyorlar Türkiye’den, bilen birine rastlamanız zor. Herkes “bir yerlerden talimat geldi” der. Nereler o yerler, ne yapmaya niyetliler? İnsan hakları bu çarkın neresinde?

Size biraz tuhaf gelebilecek cümleler kuracağım. Acı olabilir ama gerçektir ve yaşayanlar bunlara şahittir.

123 kişinin o hapishaneden kaçması mı yoksa o hapishaneye atılması mı adalete yakındır diye sorsanız, cevabım şüphesiz ilkidir…

Barınaklarda kalan köpeklere mi daha çok değer verilir yoksa oraya atılan -TC Kimlik numarasız- yabancılara mı diye sorsanız, emin olamadığımı ifade etmek isterim.

Hukuk’tan çok daha baskın bir biçimde keyfiliğin hüküm sürdüğü bir yerden bahsediyoruz.

Kumkapı GGM ile 3 yıl önce tanıştığımda, “burası Türkiye 1980” dedim kendi kendime.

İçerde işkence var, zorbalık var, suç var, ayrımcılık var, rüşvet var, uyuşturucu var, kadın “pazarlama” var, istismar var, var oğlu var…

İşin en rezil kısmı da “şebekeler”…

İçinde memurların, aracıların ve avukatların olduğu bir veya birkaç şebeke var. Kumapı’ya gelen yabancıların serbest bırakılmaları hukuktan ziyade birilerinin ellerinde bulunan rant piyasasına göre belirleniyor.  

İçeride kalanların isim listesi ve bilgileri dışarıdaki ilişkili avukatlara anında haber veriliyor. İçerde kalan yabancılar arasında dışarıdaki avukatların adamları bulunuyor. Pekâlâ olacak işlerin olmadığı, olmayacak işlerin olduğu sıklıkla görülüyor.  

Haramı bol, günahı bol, hukuku az bir yer Kumkapı GGM. Her daim ortalama 500 “yabancı” ama insanın kaldığı bir yer. Doldur boşalt rant alanı. Bir ayıplar curcunası. Kötü hatıralar kumpanyası.

Hür basın –hayattaysa- kaçanlara veya kaçamayanlara sorsun ya.

Aman, birileri kaçan bir gol kadar üzülmesin!

http://islamianaliz.com/haber/mehmet-ali-basaran-kumkapi-geri-gonderme-merkezini-yazdi-yakarsa-dunyayi-garipler-yakar-45524

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s