Kanmanın Ve Kandırmanın Psikolojisi

http://www.dunyabizim.com/kitap/25893/kanmanin-ve-kandirmanin-psikolojisi-algi-yonetimi-ve-manipulasyon

Mücahit Gültekin’in “Algı Yönetimi ve Manipülasyon” adlı kitabı, şifa niyetine okunması gerekli bir kitap. “Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi” alt başlığı ile yayınlanan eser, içinden geçtiğimiz alengirli süreçlerin tesirli bir tefsiri sayılmalı.

Yazar, kitlelerin zihninin kıyasıya savaşların verildiği bir savaş meydanına dönüştüğünü ifade ederek başlıyor sözlerine. Devamla, yalanı, yalancıyı ve yalana maruz kalanı irdeliyor.

En kaba haliyle yürüyen savaşlardan çok daha şiddetli bir biçimde etkisini gösteren psikolojik savaşların içerisinde bir yerlerdeyiz. Algı yönetimi ve manipülasyonlar bireysel, bölgesel ve kitlesel anlamda dört bir yanımızı kuşatmış durumda.

Amerikan Emperyalizmi 11 Eylül 2001 sonrası işgallerini “Saddam Hüseyin’in elinde kimyasal silahlar var” yalanı üzerine bina etmişti. Bölgeye “Özgürlük ve Demokrasi” getireceği algısı ile manipülasyonlarını sürdürmüştü. Türkiye’de 15 Temmuz kanlı darbe girişi ile “patlama” yapan süreç, muazzam bir algı yönetimine, kanma ve kandırma stratejisine sahne olmuştu.

Niçin sorusunun sorulmasına izin vermemek

Mücahit Gültekin, sarsıcı veri ve tespitlere yer verdiği kitabını altı bölüm halinde sunuyor okurun idrakine. Bence en dikkat çekici bölüm, birinci bölüm. Bu bölümde kandırmanın kurallarını ele alıyor. On iki kural ortaya koyuyor ve örnekler veriyor. “Birinci kural: Amacın gizlenmesi: Niçin sorusunun sorulmasına izin vermemek.”

Niçin “kadına yönelik şiddet” bu kadar gündeme getiriliyor?

Bu soruyu sormuyoruz. Sorsak, sorabilsek, bizimki gibi toplumlarda kadına yönelik operasyonun farkına varabiliriz.

“İslami terör” denilmesine, terör ile İslam’ın yan yana getirilmesine karşı çıkıyoruz. Buradaki algı operasyonunu görebiliyoruz. Namus veya töre cinayetlerine karşıyız, namus veya töre ile cinayetlerin yan yana getirilmesine itiraz ediyoruz. Ne var ki “aile” ile “şiddet”in (aile içi şiddet!) bir bombardıman gibi, daima birlikte anılmasına karşı çıkmıyoruz.

Burada müthiş bir algı savaşı yürütülüyor. Verilmek istenen mesaj çok açık: “Kadın aile içinde şiddet görüyor, aile tekinsiz bir yer, kadınları erkekler sürekli dövüyor, öldürüyor! Kadınlar aile içinde, kocalarının yanında özgür değil!”

Oysa gerçek bu değil. Şiddet sorunu bütünden kopartılıp –kirli- bir amaca yönelik olarak kullanılıyor. İstatistik veriler çarpıtılıyor, yalan ve yanlışa alet ediliyor.

Özgürlük kavramı ve bilim nasıl birer bombaya dönüştürülüyor?

Gültekin, özgürlük kavramının ve bilimin, algı yönetmenleri ve manipülatörler elinde nasıl birer bombaya dönüştürüldüğünü örnekler eşliğinde izah ediyor. Eşcinselliğin, İslam dünyasına Türkiye üzerinden pazarlanması sürecine ve göz göre göre tedavüle sokulan yalanlara şahit olan okur, ister istemez “rahatsız” olacaktır!

Mekke ve Medine’de uygulanmış algı yönetimi ve manipülasyonlara Kur’an’dan ayetler ışığında bakmayı teklif eden yazar, kandırılmaya yatkın kişilerin özelliklerini de ele almayı ihmal etmemiş.

Son bölüm, bunca şeytani yönteme nasıl direnileceğine dair tavsiyeler içeriyor.

Mücahit Gültekin’in çok önemli bir konuyu ele aldığını ve konunun hakkını verdiğini rahatlıkla söylemeliyim. Uyanık olmak, aklını kullanmak, diri kalmak ve tuzaklardan sakınmak için bu kitabı okumakta ciddi fayda var.  

Kitap, Mayıs 2016’da Pınar Yayınları’ndan çıktı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s