Yeni Kitap, Yeni Baskılar

Yeni kitap, Yeni yayınevi, Yeni çizimler, Yeni kapaklar ve Yeni baskılarla “yepyeni” bir şekilde okurların karşısına çıkıyoruz. 

Serinin üçüncü ve son kitabı “Kuzularla Saklambaç” yayınlandı. 

İlk kitap “Gazete Okuyan Tavuk” 4. Baskıyı,

İkinci kitap “Nasreddin Hoca’nın Bisikleti” ise 2. Baskıyı yaptı. 

Çizimlerini çok beğendiğim Özge Çiçek ve sanatçı duyarlılığıyla tasarım yapan Ammar Kılıç’la çalışmak ayrıca mutlu etti bizi. 

Beyan Yayınları’na teşekkür ediyor, Çıra Yayınları ile yolumuza devam ediyoruz. 

Yazar, Çizer, Tasarımcı, Yayıncı ve Okurlar için hayırlı olması duasıyla. 

 

*Kitaplar dokuz yaş ve üzeri tüm okurlar içindir.

https://www.kitapyurdu.com/yazar/mehmet-ali-basaran/177872.html

“Mahkemeye çıkartılan hayvan çetesi, Çoban’ın yanında işe başlayan Kurt, saflığın sınırlarını zorlayan Köpek, talihsiz masalcı, dedektif Tilki ve daha niceleri…
 
Bol macera, bol eğlence, bol sürpriz!
 
“Gazete Okuyan Tavuk” ile başlayan “Nasreddin Hoca’nın Bisikleti” ile devam eden serinin son kitabı, karşınızda. Aman dikkat!

“İkinci işinde de yakayı ele veren bir hayvan çetesi, hamam sevdalısı şaşkın bir inek, acayip laflar eden kitaplar, dertli bir Ceviz Ağacı, Nasreddin Hoca’nın talihsiz bisikleti ve daha niceleri…
 
İlk kitap “Gazete Okuyan Tavuk” ile başlayan eğlenceli macera devam ediyor. Sırtında çantası, gözünde gözlüğü, ayağında şıpıdık terlikleriyle fırt fırt yürüyen kahramanımızı takip edin. Her yaştan okuru içine alacak farklı bir dünyaya açılıyorsunuz.”

“İlk İşinde Yakayı ele veren bir hayvan çetesi, otobüsle göç eden kuşlar, başları belaya giren rakamlar, hastaneye kaldırılan kitap, hayli ilginç avcılar, basın toplantısı düzenleyen Evliya Çelebi ve daha niceleri…
 
Her yaştan okuru içine alacak masal dünyasına adım atıyorsunuz. Sıradışı bir tavuğun başrolde olduğu eğlenceli bir maceraya hazırsanız…”

 

** Serinin ilk kitabını Arapça okumak isteyenler için:

https://www.kitapyurdu.com/kitap/gazete-okuyan-tavuk-/427060.html&manufacturer_id=177872

***İlgili yazılar:

https://www.milligazete.com.tr/makale/848656/ismail-demirel/gazete-okuyan-tavuk

http://www.star.com.tr/yazar/gazete-okuyan-tavuk-vuk-gitgit-ve-nasreddin-hocanin-bisikleti-yazi-1147788/

https://www.dunyabizim.com/kitap/bir-avukattan-cocuk-kitabi-nasreddin-hocanin-bisikleti-h26211.html

http://www.felahkitap.com/2016/09/mehmet-ali-basaran-insandan-umit-kesemeyiz/

Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi*

Yedi yıl öncesi. Öğrenci evimiz. Gecenin bir vakti. Arkadaşlarla muhabbetin bir yerindeyiz. Eğlenceli, müzikli bir yer. Arka planda detaylar ve anılar. Beş yılda çok şey değişti. Sanırım Afrikalı kardeşlerin tamamı İstanbul’dan geçip gittiler. 

After Ramadan Fast in Istanbul Sierra Leone Trash Sorters Meet Turks and the two groups sing together.

Arıza değil Fâsıla

İslami Mücadele’nin Ankara ayağındaki Hür Beyan Hareketi 3 yıllık emeklerinin meyvesini verdi. Öğrenci işi olmanın azmi ve coşkusuyla, ancak ondan öte kalitede bir kitap huzurlarınızda: Fâsıla.

İslami Gençlik Tartışması alt adıyla okuyucuyu selamlayan bu derleme 26 gencin “saha” gözlemlerinden oluşuyor. Ortalama 2o’li yaşların ortalarında, aynı büyük dertle dertlenen gençlerin halı, beton, çim, toprak vb. değişik sahalarda devşirdiklerini okuyacaksınız.

“Ellerinizin arasında tuttuğunuz bu kitap, köklerini kadim zamanlarda bulan İslami Hareket ve Mücadele’ye mütevazı ve güncel bir katkı sunmak amacıyla hazırlandı” diyen Takdim’le açılıyor, denize. Ardından Atasoy Müftüoğlu Önsöz’ü söylüyor. Her zamanki gibi kısa, sade ve derin. Büyük bir tecrübeyi sıkıp suyunu çıkarmış, bir bardak, gençler için!

Bana ayrılan yazıda “Bağımsız İslami yapıların yazgısında yalnızlık ağır basıyor. Bu cümlede geçen bağımsızlık ve yalnızlık kelimeleri, toplumsal gerçekliğimize tekabül eden bir izaha muhtaçtır” demiş, izaha girişemeden çekip gitmiştim. Tevafuk, eksik bıraktığım yerden alan ve alan açan Şahin Gürçay, “Zamanın Ruhu” adlı yazısında uzunları yakmış! Teşekkür ediyorum, şimdi daha iyi anlıyorum.

Ammar Kılıç, Müslümanlar olarak farklı gruplarla birlikte nasıl iş kotarabileceğimizin fıkhına dair berrak yazısı ile yerinde ve zamanında bir katkı sunuyor.

Sema Erdoğan Başaran, bu sahaların netameli konusu “kadın erkek ilişkileri” üzerine yazdığı yazıda işi kolay kılacak “ölçü”lerimizi hatırlatıyor.

Ömer Carullah Sevim, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki tecrübelerini anlatıyor:

Tecrübemiz fazlasıyla bize has gibi gözükse de özellikle Müslümanların ana akımla kurdukları ilişki bağlamında düşünülünce hepimizin zihinlerinde bir karşılık buluyordur diye umuyorum.

İstanbul, Ankara, Sakarya derken Selman Demirci Trabzon’daki deneyimlerini aktarıyor ve özeleştiri yapıyor.

Mesela, Ankara Üniversitesi’nde kendini solcu veya sosyalist sanan “farklı düşüncelere ve içine kapanık” örgütlü hazımsızlar ile nasıl mücadele edilebileceğini görüyorsunuz. Bu insanlar, belki en çok ODTÜ’de, ancak her yerde karşınıza çıkabilir. Sözcü veya Cumhuriyet Gazetelerini elinde bir baston gibi tutan ve aniden celallenip kafanıza vuracak böylesi aksi ihtiyarlara tahammül, mücadeleye dahil. Allah Mervelere, Gülnurlara sabır versin.

Akife Alan’ın ODTÜ’lü Neval Erdem ile söyleşini muhakkak okuyun. Yine bu bağlamda, Ramazan Tekeş’in bir Müslüman ve Kürt olarak Ankara’da yaşadıkları bize çok şey söylüyor.

Fâsıla’da biraz fazla “tashih hatası” var, okuru rahatsız ediyor. Öte yandan, eksik kalan, dahası aksayan yazılar olduğu gibi epey istifade edilecek yazılar da var.

Arif Emre İsaoğlu’nun “Siyasi Dilin Dönüşümü” mesela, besin değeri yüksek, okuru sıkmadan “uzayıp giden”, alıp götüren bir metin. Soru işaretleri de mübarektir!

Kitabın ortaya çıkmasında büyük emeği bulunan Emre Berber’i, kalitesine yaraşır iki yazı ile “sarp yokuş”u tırmanırken görüyoruz. Allah razı olsun.

Mustafa Emin Büyükcoşkun fragman tadında, hızlı ve çarpıcı bir değerlendirme kaleme almış. Okurken kendinizi İslami düşüncenin gondolunda hissedebilirsiniz. İndiğinizde başınız dönebilir. Bu iyidir.

Emek Ve Adalet Platformu’ndan tanıdığımız Bedri Soylu, “İslamcılık Nasıl Bir Şey Olmalıdır Sorusuna Mütevazı Bir Cevap Arayışı” olarak kaleme aldığı yazı ile bize “çağrı” atıyor. Cevapsız çağrı değil. İnşallah!

Nebiye Arı Çelik, “eylemcinin el kitabı” tadında bir yazı ile yol yordam bilgisi veriyor. Bu el kitabının genişletilmiş ikinci baskısını bekliyoruz. Bu haliyle bir açığı kapatır.

Fatma İlhan, Bağımsız Müslüman Gençlik Hareketleri başlıklı yazısında yanıt arayışına da giriştiği asıl soruyu soruyor:

Özellikle son dört beş yılda sayıları artan ve önemli bir boşluğu doldurmaya namzet duran bu gençlik hareketleri, bundan bir yirmi yıl sonraya rengini verebilecek mi? Böyle bir amaç ve rüyaları var mı?

Fâsıla böyle bir amaç ve rüyanın kitabı, bana kalırsa.

Sonuç mu?

Çok daha fazla çalışmamız gerektiği aşikâr.

Hayatlarımıza Allah’ın rengini vermek bugünkü kadar hafife alınmış, çarpıtılmış bir Müslümanlık ile mümkün görünmüyor da ondan.

(*Fâsıla -İslami Gençlik Tartışması- Hür Beyan Hareketi, Ekim 2013, Ankara)

Ramazan Günlüğü 07

Ammar ile Ümraniye’de başka bir iftara misafiriz.

Birbirini büyük oranda tanımayan insanlardan oluşan bir topluluktayız.

Davetliler ‘yurt’ içi ve dışında üst düzey okullarda okumuş, akademik kişilikleri ağır basan insanlar.

Ortama ağır, ciddi ve resmi karışımı bir hava çalınıyor.

Salon da eski tarz mobilyalarla, vakur bir duruşla katkı sağlayınca, yemeğimizi Rus Klasikleri’nde birkaç sayfada yiyor gibi hissettim kendimi.

Dostoyevski, Tolstoy, Turgenyev hattında, uzun uzun betimlenen anlardayım.

Güzel bir akşam. Şehadet ve Ali-Kübra çiftine teşekkür ederiz.

Öğleden sonra Kasımpaşa Askeri Cezaevi’nde tutuklu bulunan vicdani retçi Onur Erden’in durumuna dikkat çekmek için cezaevi önünde basın açıklaması düzenledik.

Paul Nizan’ın Fesat adlı romanını okuyorum.

Buraya, “Özgürlüğün Geleceği Yoktur” adlı kitaptan geldik.

O konuya geleceğim.

Güzel anılar geliyor gözümün önüne.

An’ı uzun uzadıya açan anılar…